|
İSTANBULDA
AMASYALILAR CADDESİ
Esenyurttan, Avcılara uzanıyor Amasyalılar
Caddesi
Çevresinde 45 beş bin Amasyalının yaşadığı bu bölgede, pek çok
mahallenin uzun yıllardır içme suyu şebekesi yok
Dahası, Amasyalılar
Caddesinin yarısı asfalt, yarısı toprak yol
Esenyurt
Amasyalılar dernek Başkanı Ali koçak ile beraber ziyaret ettiğimiz Avcılar
Yeşilkent mahalle muhtarı ŞÜKRÜ BAYKARA, sadece kendi mahallesinde 4 bin
Amasyalının kayıtlı olduğunu söylüyor.
Amasyadan uzun yıllar önce göç eden Amasyalıların, yoğun olduğu yerleşim
yerlerinden birisi, Avcılar, Esenyurt bölgesi
Bu bölgede kurulan Amasyalı
dernek yöneticileri ve yerel yöneticilerden edindiğimiz bilgiye göre,
sadece bu bölgede 45 bin Amasyalı yaşıyor.
Avşar, Karsan, Beke, Karataş, Ümük, Sarıalan, Kalfalı, Sarayözü, Uygur,
Sarımeşe, Hasabdal, Ardınçlar, Yeşilöz, Damıderesi, Köyceğiz, Taşova,
Borobay,Yaylasaray, Dereli, Belevi, Göynücek, Çulpara, Varay, Musaköyü,
Çavuşlu, Ardınç, Pınar, Şahlı, İkizyaka, Tençirli, Kafalı, Gümüşhacıköy,
Akpınar, Çetmi ve sayamadığımız pek çok köyden 45 bin Amasyalının yaşadığı
bu bölge belediye hizmetlerinin en az alındığı bir bölge..
Ana yol ayrımından bir kısmı Esenyurt belediyesine bir kısmı da Avcılara
bağlı olduğunu öğrendiğimiz Amasyalılar Caddesinin, Esenyurt belediyesinin
kendi hizmet bölgesine giren bölüme alt yapı hizmeti sağlarken, Avcılar
belediyesi bu bölgenin imar izni olmadığı için; yol, su ve alt yapı
çalışmalarını yapmamış. Edinilen bilgiye göre, İstanbul Büyükşehir
Belediyesi uzun yıllar buraya imar izni vermemiş.
Bu caddenin adının neden Amasyalılar Caddesi olduğunu bir Karslıdan
öğreniyoruz. Karslı bir bakkal, Burada Merzifonlu bir Pala dayı vardı.
Gürbüz Çapan onu çok severdi. O nedenle bu caddenin adını Amasyalı caddesi
koydu diyor.
Amasyalılar Caddesinin, Avcılar bölümünde kalan mahallede, yollar toprak
zemin, alt yapı yok! Su yok!
Esenyurtta kalan bölümün ise tüm alt yapı çalışmaları tamamlanmış.
Edindiğimiz bilgiye göre, Avcılar bölgesinde kalan bölüm, 1995 yılında
Tayyip Erdoğanın Belediye Başkanlığı zamanında fuar alanı ilan edilmiş.
Bu bölgede yaşayan Amasyalılar ise 1983 yılından beri burada ikamet
ediyor.
Büyükşehir, bu bölgede yapılaşmanın devam etmesini istemiyor, ama bu
bölgede yaşayanlar inşaatların hızla devam ettiğini söylüyor. Ve bir an
önce kent hizmetlerinden yaralanmak istiyor.
GÜMÜŞHACIKÖYLÜ SANATÇI
MÜZİK LİSTELERİNİ ALT ÜST ETMEYE HAZIRLANIYOR
Gümüşhacıköy
ilçesinde doğup büyüyen Göknur Onur yeni çıkarmaya hazırlandığı Kime Ne
İsimli slow-pop karışımı Albümü ile müzik listelerini alt üst etmeye
hazırlanıyor.
Şarkıcı Fedonla birlikte İstanbulun ünlü gece mekanlarından olan Zorba
Barda 3 yıldır sahne alan Göknur Onur bu ay sonu, Seyhan Müzik firması
tarafından dağıtımı yapılarak piyasaya çıkartılacak olan albümü ile müzik
piyasasına hızlı bir giriş yapmaya hazırlanıyor.
Kime Ne Türkçe ve yabancı 15 şarkıdan oluşan isimli Albümünde kendisine
ait 9 eseri bulunan ve yakında 31. yaş gününü kutlayacak olan Göknur
Gümüşhacıköy ilçemizin Cumara Mahallesinde ahşap yapılı küçük bir evde
doğup büyüdü. İlçenin ilk sinemalarından olan ve Babasının işletmiş olduğu
Güneş Sinemasında film izlerken hep ünlü bir şarkıcı olmanın hayallerini
kurdu. Gümüşhacıköy ilçesindeki ilk, orta öğrenimini Merzifon Sağlık
Meslek Lisesi Hemşirelik Bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul
Üniversitesi Türk müziği Devlet konservatuarı ses Eğitimi bölümünden 2004
yılında başarı ile mezun oldu. Türk Eğitim Vakfı ve TRTnin düzenlemiş
olduğu ses yarışmalarında dereceler aldı. 9 yıldır profesyonel olarak
sahne hayatına devam eden Göknur son iki yıldır Türkçe olan repartuarına
İtalyanca, Fransızca, İspanyolca ve Yunanca şarkılarını ekledi.
Çıkaracağı albümüne 4 yeni Yunanca şarkı ekleyen sanatçı Muhteşem yorumu
ile albumüne yeni bir renk katmayı başardı.
Sahnedeki başarılı hayatıyla yetinmeyen sanatçı 100 den fazla söz ve beste
çalışması yaptı. Bestelerinden bazılarını Petek Dinçöz, Çılgın Sedat,
Gülşah Buzlu gibi sanatçılara veren Göknur, sanatçı olunduğuna değil,
doğulduğuna inananlardan.
Gümüşhacıköylü hemşehrileri Göknura sahip çıkıyor ve başarılarını
bekliyor.
Şampiyon Amasya
Alibeyköyspor
Tesislerinde devam eden 3. Amasyalılar Futbol Turnuvasını organize eden
Amasya İl Derneği Başkanı Birol Gegin, bu turnuvada şampiyonun Amasya
olduğunu söyledi.
Amasya İl Derneği Başkanı Birol Gegin, bu yıl üçüncüsü sürdürülen
turnuvanın her açıdan iyi geçtiğini söyleyerek, Kardeşlik ,dostluk adına
buradayız. Bu amaçla bir araya geldik bir arada devam edeceğiz.
Amasyalılara yakışır bir faaliyet sürdürüyoruz. Turnuvanın Amasyaya ve
Amasyalılara pek çok yönden katkısı var. Bunların arasında da en
önemlilerinden birisi, Amasyamızın tanıtımıdır. Bu turnuva çok sayıda
insanı bir araya getirdi. Pek çok basın kuruluşu turnuvamızı haber yaptı.
Bunlar Amasyanın tanıtımına da katkı sağladı.dedi.
Birol Gegin; Bizler 20 takımla yola çıktık.Ailesinden işinden özveride
bulunarak külfetlere katlanan başkanlarımıza her derneğimize ayrı ayrı
teşekkür ederim. Amasyalı olmak budur. Menfaat gözetmeksizin bir arada
olmaktır. Takımı elenen Başkanlarımıza ve sporcu kardeşlerime ayrıca takım
taraftarlarına rica ediyorum aynı coşkuyla turnuvanın geri kalan kademe
maçlarında da bir arada olalım. Şampiyon olmak kupa almak kadar önemliyse,
bu turnuvaya katılarak bir arada mücadele etmek, Amasyamızın kültürel
değerlerini ortaya koymakta o derece önemlidir. Ben tüm dernek
başkanlarıma teşekkür ediyorum.dedi.
Bu yıl düzenlenen Turnuvada farklı etkinliklerinde ortaya çıktığını
belirten Başkan Gegin, köy derneklerinin maçlar öncesinde, çeşitli yöresel
özelliklerini saha taşıdıklarını söyledi.
Turnuvanın ayrıca bir sosyal faaliyet olarak ta öne çıktığını ifade etti.
Alibeyköyspor Klüp yetkililerine de teşekkür eden Birol Gegin; Bizlere
tesisleri açarak her konuda rahat hareket ettirdiler. Bu yerde olmaktan
ayrıca mutluyum.dedi.
Gegin, bu turnuvada şampiyonun Amasya olduğunu söyledi.
İSTANBULDA YAŞAYAN
KABAOĞUZLU'LAR TEK ÇATI ALTINDA
Gümüşhacıköyün
en çok göç veren Kabaoğuz köyleri, göç ettikleri her yere kültürlerini
taşımayı başarıyor. Başta Gümüşhacıköy olmak üzere bir çok yerde dernek
kurarak yaşadıkları yerlerde Kabaoğuzluları bir araya getiren ve bu
dernekleri başarı ile sürdüren Kabaoğuzlular, İstanbulda da bir dernek
çatısı altında bir araya gelmeyi başardı.
Sena Sabire Koç Başkanlığında 2008in başlarında İstanbul Kağıthane
merkezli kurularak faaliyetlerine başlayan İstanbul Kabaoğuz'lular
Derneği (İSKAD) 4 mayısta birinci Olağan Kongresine hazırlanıyor.
Üç yıldır sürdürdükleri dernekleşme faaliyetlerini tamamlayarak,
İstanbul'da yaşayan 10 bine yakın Kabaoğuzluların özlemlerine son veren
Dernek Kurucu Başkanı Sena Sabire Koç yapmış olduğu açıklamada;
Kabaoğuz'a gönül vermiş Kabaoğuzlu arkadaşlarımızla derneğin kurulması
noktasında çalışmalar yaparak 2007 sonu itibari ile derneğimizin tüzüğünü
oluşturup Dernekler İstanbul İl Müdürlüğüne müracaatımızı yaptık ve
Dernekler Müdürlüğünden resmi onay aldık dedi.
Koç, 4 mayısta yapacağımız olağan kongremizle çalışmalarımıza hız vererek
üye çalışmalarına hız vereceğiz. Amacımız Kabaoğuzluları bir araya
getirmek, dayanışma ve kaynaşma sağlamak ve Kabaoğuzluları en iyi bir
şekilde temsil etmektir.dedi.
Keçiköylü Kadınlar
Bizde Varız Dedi
Yeni kurulan
Keçiköy Sosyal yardımlaşma derneği, hızla faaliyetlerini sürdürürken,
dernek üyesi kadınlar kendi aralarında düzenledikleri başarılı bir
etkinlikle dernek faaliyetlerinde bizde varızdedi.
Alibeyköyde bulunan dernek lokalinde yapılan etkinliğe İstanbulda
yaşayan Keçiköylü kadınlar kendi hazırladıkları yöresel yiyeceklerle
katıldılar.
Hazırladıkları yiyecekleri konuklara ikram eden Keçiköylü kadınlar müzik
eşliğinde eğlendiler.
HÜSEYİN ÜNSAL CHP PARTİ MECLiSiNE SEÇİLDİ
Amasya
Milletvekili Hüseyin Ünsal (689) Baykal'ın, Bilim Kültür Platformu
kontenjanından PM'ye girdi.
CHP'nin 32'nci Olağan Kurultayı'nda Rakiplerine Karşı Ezici Bir Çoğunlukla
Yeniden Genel Başkanlığa Seçilen Deniz Baykal, Parti Meclisi'nde de
Kendisine Muhalif Tüm İsimleri Tasfiye Etti. Pm'nin Yüzde 50'ye Yakın
Bölümünü Yenileyen Baykal, Ağırlığı İse Milletvekillerine Verdi.
Muhalif isimlerin yer almamasına rağmen büyük bir çekişmenin yaşandığı PM
seçimlerinde; Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal; Berhan Şimşek, Önay
Alpago gibi isimlerle beraber, Deniz Baykal'ın, Bilim Kültür Platformu
kontenjanından PM'ye girdi.
CHP'nin 32'nci Olağan Kurultayı'nda rakiplerine karşı ezici bir çoğunlukla
yeniden genel başkanlığa seçilen Deniz Baykal, Parti Meclisi'nde de
kendisine muhalif tüm isimleri tasfiye etti. PM'nin yüzde 50'ye yakın
bölümünü yenileyen Baykal, ağırlığı ise milletvekillerine verdi. Baykal,
kendisine yakın isimleri korurken, kurultayda Umut Oran'ı destekleyen
Eşref Erdem ve Haluk Koç'a destek veren hiçbir isme PM'de yer vermedi.
CHP 32'nci Olağan Kurultayı Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK)
seçimlerinin ardından tamamlandı. Kurultayda, CHP Genel Başkanı Deniz
Baykal'ın sunduğu PM ve YDK listesi blok halinde kabul edildi.
Muhaliflerin "çizik" operasyonu ise tutmadı. Kurultayda Baykal'ı
destekleyen Genel Sayman Mahmut ise Baykal'ın listesinde yer almadı.
GÜMÜŞHACIKÖYÜN YER ALTI SULARI
HIZLA KİRLENİYOR
Gümüşhacıköyde
yapılan bir araştırmaya göre, ilçenin yer altı sularının hızla kirlendiği
ortaya çıktı.
Karadeniz Teknik Üniversitesi, Jeoloji Müh. Bölümü, Uygulamalı Jeoloji
Anabilim Dalı öğrencilerinden A.Fırat Ersoy ve H. Ersoy tarafından 2007
yılı Tezi olarak hazırladıkları ve Trabzonda düzenlenen TMMOB Harita ve
Kadastro Mühendisleri Odası Ulusal Coğrafi Bilgi Sistemleri Kongresinde de
ela alınan GÜMÜSHACIKÖY AKFERiNDE YERALTISUYU KİRLİLİĞİNİN MODELLENMESİ
adlı raporda Gümüşhacıköy-Merzifon arasında toplam 42 sondaj kuyusundan
yer altı suyu örneklemesi yapılarak, alınan örneklerle yüzey ve yer altı
suyuna yapılan kimyasal analiz sonuçları değerlendirildiğinde hem dere
sularının hem de yer altı suyunun akım yönünde hızla kirlendiği
belirlenmiştir.
Araştırmaya konu olan ve Gümüşhacıköy Akiferi olarak adlandırılan
Gümüşhacıköy ve çevresinin arazi yapısı; Orta Karadeniz Bölümü içerisinde,
Amasya iline 35 km uzaklıkta bulunan bölümdür. 1060.44 km2lik beslenme
alanına sahip Merzifon-Gümüşhacıköy Havzası içerisinde yer alan
Gümüşhacıköy Akiferi 300.255 km2lik yüzey alanına sahiptir
Yapılan araştırmada; Su kaynaklarının kirlenmesi ovadaki zirai
faaliyetler, sanayi kuruluşlarının atıklarının arıtma yapılmadan akiferi
besleyen derelere deşarjı sonucunda gerçekleşmektedir. denildi.
Raporda şu hususlara yer verildi. Yer altı suyu dünyanın bir çok yerinde
içme ve kullanma suyu olarak kullanılmaktadır. Yer altı suyu kirliliği
insan aktiviteleri ve tarımsal faaliyetler sonucunda meydana gelmekte ve
kamu sağlığını tehdit etmektedir.
Gümüşhacıköy ve çevresinde yer altı suyu tarımsal aktiviteler ve sanayi
atıklarının yeraltına süzülmesi sonucunda kirlenmektedir. Yer altı ve
yeryüzü su örneklerinde özellikle Azot değerlerinin yüksek olduğu
görülmüştür.
Azot bileşiklerinden kaynaklanan yer altı suyu kirliliği birçok nedenle
ortaya çıkabilmektedir. Bunlar; yoğun tarımsal faaliyetlere bağlı olarak
toprağın zenginleştirilmesinde kullanılan bileşiklerin yeraltına
süzülmesi, sanayi kuruluşlarının atıklarını herhangi bir arıtmaya tabi
tutmadan akiferi besleyen akarsulara boşaltmaları olarak tanımlanabilir.
Yer altı suyu, tarımsal faaliyetler, sulama kanalları ve atık suların
yüzey sularına deşarjı sonucunda kirlenmektedir.
Gümüşhacıköy ve çevresinde yer altı suyunun içme suyu olarak
kullanılabilmesi için suyun kalitesinin iyileştirilmesi ve korunması
gerekmektedir. Bunu sağlayabilmek için, kent yerleşiminin olduğu bölgede
atık su toplama sisteminin kurulması, sanayi tesislerinin atık sularının
iyileştirilmesi gibi bazı önemli tedbirler alınmalıdır.denildi.
Azot içeren ve tarımda kullanılan zenginleştiriciler, hayvancılık
faaliyetleri ve ağır tarımsal
Gümüşhacıköy Akiferinin büyük bir kesiminde yoğun zirai faaliyetler
yapılmakta, ayrıca şehirleşmenin yoğun olduğu kesimlerde sanayi
kuruluşları yer almaktadır. Ovada tarımda sulama suyu olarak Gümüşhacıköy
Akiferinde açılmış olan kuyuların suları kullanılmaktadır. Akiferde
açılan sondaj kuyuları bölgede içme suyu, endüstride kullanma suyu ve
tarımsa sulama suyu olarak kullanılmaktadır.
2 yıl süren örnekleme çalışmaları yapılarak elde edilen sonuçlar Coğrafi
Bilgi Sistemlerinde değerlendirilmiştir.
SARAYÖZÜLÜLERDEN
AMASYALI
İŞADAMI TUNCAY ERİŞİRE PLAKET
Alibeyköy Spor Tesislerinede devam eden Amasyalılar Futbol
turnuvasında geçtiğimiz hafta oynadıkları ve Alparslan
yenildikleri maç
öncesi , Sarayözü Dernek Başkanı Aslan SARIKAYA tarafından Amasyalı
İşadamı Tuncay ERİŞ e takımlarına yaptıkları katkı nedeni ile Plaket
verildi.
Murathan Mungan'nın
"Kadından Kentler" Turnesi için 11 Mayıs'ta Amasyada
Yazar
Murathan Mungan, Anadolu'da 16 Kentte Geçen Kadın Öykülerinden Oluşan
Kadından Kentler Kitabının Tanıtımı İçin 16 Kenti Dolaşarak Okurlarıyla
Buluşacak. Mungan, bu çerçevede 11 Mayıs'ta Amasyada okurları ile
buluşacak.
Edebiyatın farklı alanlarında eserler veren şair, yazar Murathan Mungan,
Metis Yayınları'ndan çıkan "Kadından Kentler" adlı son kitabının tanıtımı
amacıyla, kitapta yer alan öykülerin konu edindiği 16 şehirde bir okuma
turnesi düzenleniyor. Turne kapsamında Murathan Mungan, gittiği her
kentte, öykünün geçtiği mekanlarda kitabının ilgili bölümünü okuyacak.
Etkinlik kapsamında Mungan, Ankarada başlayacağı etkinlik yolculuğunu,
kitaptaki gibi 16. kent olan İstanbul'da Esenler otogarında, 31 Mayıs 2008
tarihinde bitirecek.
İzmir, Adana, Trabzon, Bursa, Samsun, Amasya, Ankara, Sinop, Denizli,
Afyon, Kırşehir, Erzurum, Diyarbakır, Gümüşhane, Mersin ve İstanbul'da
geçen on altı öyküden oluşan "Kadından Kentler", bu kentlerde çeşitli
nedenlerle bir araya gelen kadınların karşılaşmalarını konu ediniyor.
Murathan Mungan'ın "bir Türkiye hikayesi kitabı" şeklinde tanımladığı
kitabın eksenini, aralarında kimi zaman tanışlık, arkadaşlık, kimi zaman
hısımlık, akrabalık bulunan kadınların karşılaşmayla yaşadıkları
aydınlanma anları oluşturuyor.
"Türkiye'nin modernleşmesinde iki temel eksen var, biri kadınlar, diğeri
kentler" diyen Murathan Mungan, yeni kitabıyla ilgili olarak, "Bu
öykülerde bu iki ekseni birlikte ele aldım. Kentlerin ve kadınların
değişimini, farklı kentlerde geçen kadın öyküleriyle anlattım."
"Kadınlar Kentler"in Türkiye turnesi kapsamında bu 16 kentle birlikte, 11
Mayıs'ta Murathan Mungan, Amasyada geçen bölümü, Amasyada okuyacak.
YENİ ÇELTEK
DİRENİŞİ FİLM OLUYOR
Bir
çok başarılı filme imza atan ve Amasyada film çekmeye hazırlanan Barış
Pirhasan; Yeni çeltek direnişini anlatmayı hedefledikleri filmle ilgili
Unutturulmaya çalışılanları hatırlatacağız dedi.
Ademin Trenleri, O da Beni Seviyor, Usta Beni öldürsene gibi ses getiren
filmlere yönetmenlik yapan Barış Pirhasan geçtiğimiz haftalarda Amasyaya
gelerek 1980 öncesi Yeni Çeltekte yaşanan direniş ve sonrasında yaşanan
olaylarla ilgili araştırmalarda bulundu.
Yeni Çeltek, Yer altı Maden işçileri ile bölgede bir film çekeceğini
müjdeleyen Pirhasan, Araştırmalarımızı sürdürüyoruz , o dönemde yaşayan
ve olayların içinde bulunan tüm insanlarla görüşmelerde bulunuyoruz. O
günlere ışık tutacak, gerçekleri yansıtacak bir filmin ilk adımlarını
attık ve filmimizi mutlaka çekeceğiz dedi.
Yeni Çeltek direnişini konu edinecek olan filmle ilgili araştırmalarını,
Yeni Çeltek Maden İşletmelerinin çevresinde geniş bir bölgede sürdüren
Barış Pirhasan, Yeni Çeltek, Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy,Amasya ve
Çorumda bir çok eve konuk olarak, konuyla ilgili o dönemi yaşayanlardan
ve sonrası mücadele sürecinde bulunanlardan bilgi alıyor.
Araştırmaları sürdürdüğü bölgede farklı insanlarla sohbet etme imkanı
bulduğunu belirten Pirhasan, Çok zengin bir malzeme var. Şu anda bir
çırpıda 25 farklı dramatik karakter anlatabilirim. Bunlar her yaşta.
Adlarını duymuşsunuzdur. Mesela Satışoğlu, o başlı başına bir karakter ve
tek bir filme konu olabilecek bir karakter. Yani her karakter belki de bir
film konusu. Yine mesela o dönemi yaşayan kadınlar, Elif analar ve diğer
kadınlar tek tek hepsi bir film konusu olabilecek şeyler yaşamış dedi.
Başka bir dünyanın mümkün olduğunu yaşadıkları ile kanıtlayan bir tarihe
yeniden ışık tutacaklarını belirten Barış Pirhasan Benim bu film için
düşündüğüm ve Yeni Çeltek Belgeselini yapanlardan da destek bulduğum fikir
gerçekten ilkel bir yaşam süren yer altı ile meyhane arasında sıkışmış,
okumak bir yana düşünme yetisi elinden alınmış bir takım insanların bir
sendikacının gelip kendi kararınızı kendiniz vereceksiniz demesiyle ne
kadar çok hayatlarının değişebildiği. Beni en çok ilgilendiren kısmı
burası. Hep Başka bir dünya Mümkün mü diyoruz ya, işte başka bir dünyaya
güzel bir örnek. Benim başka değişik politik görüşlerim olabilir ama
bildiğim bir şey var. Tanrının para, insanın da iş gücü olduğu bu dünya
sonsuza dek süremez. Hiçbir şey bir ütopya değil, neler olduğu belli. Bir
deneyim yaşanmış, bunu hatırlatmak gerekiyor çünkü bunu unutturmaya
çalışıyorlar. dedi.
Barış Pirhasan Adem'in Trenleri ,O da Beni Seviyor ,Bir Kadın Bir Erkek,
Kendim ve Diğeri, Usta Beni Öldürsene, Yer Çekimli Aşklar, Küçük Balıklar
Üzerine Bir Masal filmlerinde yönetmenlik yaptı. Ayrıca senarist olarak
çalışan Pirhasan; Düşler ve Gerçekler, Aşka Sürgün, Her Şey Aşk İçin, O da
Beni Seviyor, Usta Beni Öldürsene, Aşk Üzerine Söylenmemiş Herşey, Yer
Çekimli Aşklar, Bekle Dedim Gölgeye, Küçük Balıklar Üzerine Bir Masal,
Kadının Adı Yok, Değirmen, Aaahhh Belinda, Asiye Nasıl Kurtulur, Adı
Vasfiye, Amansız Yol, Körebe, Badi, Güneşin Tutulduğu Gün adlı filmlere
imza attı.
AMASYASPOR İÇİN
ÇÖZÜM ARANIYOR
Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü
öğretim üyesi Prof.Dr. Mehmet Akif ZİYAGİL Amasyasporun içerisinde durumu
inceleyen bir çalışma yaparak, bu sorunlardan kurtulabilmesi için çözüm
yolu önerisinde bulundu.
Nereden Nereye Geldik!diyerek başladığı incelemesinde, Amasyasporun
bugün içinde bulunduğu sorunların kaynağı ile ilgili derlendirmelerde
bulunan ZİYAGİL; Amasyaspor, kuruluşunun ilk yıllarında, çoğunluğu
Amasyalı olan oyuncularla başarılı futbol oynamasına karşın; sonraki
yıllarda birçok inişler ve çıkışların yer aldığı istikrarsız bir
performans sergilemiştir. Yeterli alt yapının ve profesyonel bir yönetim
kadrosunun olmayışı, futbolda şehir takımlarından ziyade Fenerbahçe,
Galatasaray ve Beşiktaşa ilgi gösterilmesi, kulübün kurumsallaşamaması
gibi birçok neden Amasyasporun kuruluşunun 38. yılında 1 milyon YTLyi
aşan borçlarıyla kapanmasına yol açtı.dedi.
Amasyasporun mevcut alacaklılarının bazılarının, alacaklarından feragat
etmeye hazır olduklarını belirten Amasya Üniversitesi Eğitim Fakültesi
Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğretim üyesi Prof.Dr. Mehmet Akif ZİYAGİL,
buna rağmen Kulübün borç ödeme yeteneği olmadığı için futbolculara aylık
cep harçlığı verecek durumunun bile olmadığını ifade ediyor.
19261927 Sezonunda Amasyaspor, Beşiktaş Yenerek Şampiyon Oldu
Amasyaspor maddi ve manevi desteğe ihtiyaç duyarken İstanbul takımlarının
taraftarlığını yapan Amasya halkının, kendi takımlarına gereken ilgiyi
göstermediğinden yakınan ZİYAGİL;. Çok ilginçtir ki;19261927 sezonunda
yapılan Türkiye Futbol Şampiyonasına katılan ve finale kalan Amasyanın
Albayrak futbol takımı, finaldeki rakibi olan Beşiktaş Jimnastik Kulübü
futbol takımını yenerek Türkiye Şampiyonu olduğunu ve bu Şampiyonluk
şildinin halen Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde muhafaza edildiğini çoğu
Amasyalı bilmemektedir. Bu başarı, Amasya için gerçekten büyük bir
onurdur. Fakat tarihin tozlu yaprakları arasında unutulup gitmiştir.dedi.
Yeni Amasyaspor Kurulabilir mi?
Amasyaspor için borç sorununun çözümünün kolay olmadığına değinen Amasya
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Beden Eğitimi ve Spor Bölümü öğretim üyesi
Prof.Dr. Mehmet Akif ZİYAGİL, Amasyasporun borçlarının ödenememesi
durumunda en kolay çözümün yeni bir kulüp kurulması olduğu açıktır.
Kurulacak takıma Yeni Amasyaspor adının verilmesi, renklerinin yeşil,
beyaz ve kırmızı olması, Yeni Amasyasporun ilin öz kaynaklarıyla
gelişmeyi ve büyümeyi hedeflemesi yeni bir başlangıç için yeterlidir.
Böylece, borç sorunu ortadan kalkacaktır. Geçmişte, Kırşehirsporda
yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle kapanarak Yeni Kırşehirspor olarak
yeniden kurulmuştu. Yeni kulüp tüzüğünün hazırlanması takiben futbola ve
Amasyaya gönül vermiş dürüst ve idealist insanlarla birlikte Rektör ve
Üniversite Genel Sekreterinin veya Rektörün önereceği isimler çoğunlukta
olacağı yönetim kurulu oluşturulmalıdır. Çünkü yeni kurulan takımın
omurgasını ve güç kaynağını Amasya Üniversitesi öğrencileri
oluşturacaktır. Belki çoğu Amasyalı, haklı olarak Amasyasporu niye
yaşatamadık? diye üzülecektir. Bu üzüntüde yersizdir. Yeni Amasyaspor
adında yer alan Yeni kelimesini mümkün olduğunca tabelada, logoda ve
formalarda küçülttüğümüzde, karşımızda sadece Amasyaspor adı kalacaktır.
Formalardaki oyuncu numaraları da kırmızı renk yaptığımızda, geriye sadece
yeşil ve beyaz renkler kalacaktır. Bu değişim Amasyasporun ikinci baharı
olacaktır.dedi.
Bu konuda çok paraya ihtiyaç olmadığını söyleyen ZİYAGİL, Sanıldığının
aksine, Amasyada 3.ligde oynayacak bir profesyonel takımın oluşturulması
ve yaşatılabilmesi için büyük miktarlarda paraya ihtiyaç yoktur. Teknik
direktör, masör ve futbolcuların aylık ücretlerinden sigorta primlerine,
hazırlık kamplarından saha dışı organizasyonlara kadar toplam 300.000 YTL
civarında yıllık bir bütçeye ihtiyaç duyulmaktadır. Üniversite ve
sponsorların; malzeme, beslenme, barınma ve seyahatler konusunda
sağlayacağı destekle harcamalar hızla aşağıya çekilecektir. Belediyenin
halı saha ve otopark ile sağlayacağı desteğe, en az 4000 seyircinin 5 YTL
ödeyerek maç seyretmesini de eklediğimizde işlerin yürüdüğünü göreceğiz.
Bu bütçenin en önemli özelliği, futbolcu transfer ücretlerini
kapsamamasıdır. Amasyasporun futbolcu kaynağı Beden Eğitimi ve Spor
Bölümüdür. Yetenek sınavlarında spor branşlarına kontenjan ayrılması ile
bir futbolcu Amasyaya eğitim için gelecek, Üniversite futbol takımında ve
Yeni Amasyasporda yer alacaktır. Geçmiş yıllarda, Konya Selçuk
Üniversitesi ve Elazığ Fırat Üniversitesinin başardığını neden Amasya
Üniversitesi başaramasın. Üniversite birçok konuda olduğu gibi spor
alanında da, lokomotif rol oynayabilir. Amasya ili, profesyonel futbol
kulübüne modern şehir kültürlerinin bir parçası olarak en üst düzeyde
ihtiyaç duymaktadır.dedi.
|